Zanaat Nedir? Zanaat Ne Demek?

zanaat nedir - zanaat ne demek

Zanaat Ne Demek?

Arapça kökenli olduğu bilinen bu kelime Türk Dil Kurumu sözlüğünde ”İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan ve öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş, sınaat” ve ”El ustalığı isteyen işler” şeklinde tanımlanmaktadır. Arapça şnʿ kökünden gelerek şināʿat “imalat, işçilik, ustalık, hüner”  şeklinde oluşturulan bu kelime dilimizde zanaat biçiminde türetilerek kullanılmaktadır. Bunun yanında şināʿat Arapça sözcüğü  şanaˁa “imal etti, yaptı” fiilinin mastarıdır. Şanaˁa ve şināʿat (sanat ve zanaat) kelimelerinin Türkçe’de 20.yy ‘a kadar eş anlamlı olarak kullanıldığını da söyleyebilmekteyiz.

Zanaat Nedir?

Günümüzde teknolojinin kullanımıyla birlikte bu meslek dallarına ihtiyaç duyulma oranı düşmüş olsa da yaygın olarak halk arasında hala kullanılmakta olan bir meslek dalı olarak karşımıza çıkmaktadır. Tanım itibariyle ise zanaat; sermayeden çok nitelikli emeğe dayalı, öğreniminin yanı sıra el becerisi ve ustalık gerektiren bunun yanında maddi ihtiyaçlarını karşılamak için yapılarak sanattan ayrılan mesleklerin genel adı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu mesleklerin erbabına ise zanaatkar denilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken elzem nokta; bir kimsenin zanaatkar olabilmesi için el becerisi gerektiren bir malı veya hizmeti sadece satıyor olması değil aynı zamanda bu malı ya da hizmeti bilfiil de üretiyor olması gerektiği konusudur.

zanaat nedir - zanaat ne demek

Sanat ve Zanaat Arasındaki Benzerlikler ve Farklar Nelerdir?

Sanat ve Zanaatın Ortak Yönleri:

Her iki meslek dalında da el emeği bulunması gerekmektedir.

Her iki terim de beceri istemektedir.

Her iki meslek dalında da bir tasarım bulunmakta ve sonuç olarak bir ürün ortaya çıkartılmaktadır.

Her ikisi de içerik itibariyle biçim oluşturmaktadır.

Her ikisiyle uğraşan kişilerde de yaratıcılık ve ustalık bulunması gerekmektedir.

Sanat ve zanaat için kullanılan malzemeler ortak olabilmektedir. Örnek vermek istersek bir heykeltıraş ile duvar ustası aynı malzemeleri kullanmaktadır.

Sanat ve Zanaatın Farklılıkları:

 Sanat; duyguları, düşünceleri, hayalleri, güzellikleri ve buna benzer olan her şeyi tarz, biçim, renk, ses gibi elemanlarla olabildiğince güzel ve etkileyici şekilde ifade etmektir. Zanaat ise daha önce de belirttiğimiz gibi öğrenim, deneyim, ustalık ve kabiliyet gerektiren ve insanların maddeye olan ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için yaptıkları işlerin genel adı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sanat eseri çoğunlukla para için yapılan bir eser değildir. Sanatçı o eseri tasarlarken öncelikleri arasında para kazanma amacı yer almamaktadır ve maddi beklentiden daha uzaktır. Zanaat eseri ise tam tersi şekilde asıl amacı para kazanmak olan eserlerdir.

Sanat yapıtının benzeri yoktur ve biriciktir. Buna karşın zanaat eserinin ise pek çok benzeri bulunmaktadır. Zanaatkar olan kişi aynı ürünü birçok kez oluşturmasına rağmen, sanatçı ise her defasında özgün bir eser ortaya koymaya çalışmaktadır.

Sanatçının doğuştan var olan bir yeteneğe sahip olması gerekmektedir oysa zanaatkar bu beceresini öğrenerek sonradan kazanabilmektedir.

Sanatın temel amacı genellikle kişide estetik ve güzellik duygusu uyandırmaktır buna karşın zanaatın temel gayesi gereksinimlere cevap vermek, faydalı ve ortaya işe yarar bir ürün çıkarmış olmaktır.

Sanattın temeli yaratıcılığa dayanmaktadır oysa zanaat için yaratıcılığın yanında çoğunlukla sadece ustalık da yeterli olmaktadır.

zanaat nedir - zanaat ne demek

Geçmişten Günümüze Zanaat

Zanaatkarlar, el becerileri sayesinde tarih boyunca pek çok toplumda her zaman saygın bir yere sahip olmuşlardır. Sanayi devrimi ile birlikte ise birçok zanaat yok olmuş ve yerini endüstriyel üretime bırakmıştır. Diğer zanaat türleri ise şekil değiştirerek zamanın değişen şartlarına ayak uydurmayı başarmıştır.

Osmanlı döneminde zanaat anlamına gelen hirfet ”çoğul şekliyle ise hiref” sözcüğünü kullanılmaktaydı. Bunun yanında Osmanlı döneminde çeşitli zanaat kollarının toplandığı Ahi teşkilatı bulunmaktaydı. Bu dönemde çeşitli zanaat kolları ve bu zanaatlere mensup olanlar için eski Ahi geleneklerine bağlı kalınarak bazı usûl ve kanunların tanzim edildiği görülmektedir.

Günümüzde Osmanlı dönemindeki zanaat dalları hakkındaki bilgileri bazı kaynaklardan ve kişilerden öğrenme imkanımız bulunmaktadır. Örneğin; XIX. yüzyıl sonlarında İstanbul’a gelen Fransız mozaikçisi ve ressamı Pretextat Le-comte, 1903 yılında yayınlanan ‘‘Arts et Metiers en Orient’’ adındaki eserinde Türkiye’de karşılaştığı zanaatlerden çinicilik, maden işleri, dökmecilik ve bakırcılık, camcılık, taş yontuculuğu, nakış, kalemkarlık, halıcılık, kumaş ve kadifecilik, saraçlık, kunduracılık, silah işçiliği, ahşap işleri, telkari, cevahircilik, mühür yapımcılığı, tesbihcilik, kayık, lokum, helva ve şekerleme yapımı hakkında bilgi vermektedir. Bununla birlikte Anonim bir Kanunnâme-i ehli hiref de ise kasaplar, aşçılar, başçılar, işkembeciler, börekçiler, şerbetçiler, lokmacılar, bakkallar, yoğurtçular, helvacılar, akideciler, terziler, astarcılar, abacılar, dellallar, iplikçiler, esirciler ve eskiciler, debbağlar, mumcular, oduncular, kumaş boyacıları, hamamcılar ve berberlerden bahsedilmektedir.

zanaat nedir - zanaat ne demekEski Türk geleneğinde her zanaatin bir “piri” (ilk ustası) olduğu kabul edilmektedir. Bu inanışa göre terzilerin piri İdris (a.s.), marangozların piri Nuh (a.s), debbağların piri ise Ahi Evran olarak kabul edilmiştir. Bazı peygamberler ve din büyüklerinin bu anlayış içinde çeşitli zanaatlerin pirleri olarak düşünülmeleri hemen bütün zanaatleri bünyesinde toplamış olan Ahi teşkilatına (daha sonraları ise esnaf loncalarına) dini bir karakter de kazandırmıştır. Eski zanaatkarların yaptıkları işlere dini bir vecd içinde sarılmalarının bir nedeni de bu inanış olduğu bilinmektedir.

Sanayi devriminden sonra ise zanaatlar büyük ölçüde sarsılmıştı. Seri imalat ile birlikte birçok zanaat ortadan kalkmış olsa da bununla birlikte yeni zanaat alanları da doğmaya devam etmekteydi. Örneğin saraçlık ve nalbantlık tarihe karışırken bunun yerine otomobil tamirciliği, kaportacılık ve boyacılık gibi zanaat dalları ortaya çıkmış oldu. Günümüzde ise zanaat denilince akla ilk gelen küçük sanatlardır. Örnek vermek istersek ise; şiir, müzik, resim, heykel, hat, tezhip gibi zanaatlar “güzel sanatlar” olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Bütün bu gelişmeler de Marksistler tarafından savunulan büyük endüstri ve kapitalizmin zanaatlerle birlikte orta sınıfı yok edeceği tezini tartışılır bir duruma getirmekteydi.

Tavsiye Nedirler: Carpe Diem NedirHobi Nedir