Melankolik Ne Demek? Melankolik Nedir?

melankolik nedir - melankolik ne demek

Depresyonun gizlenmiş evresi olarak olarak ifade edilen; kişide ruhsal ve bedensel zayıflığa, ruh hali bozukluğuna ve kedere sebebiyet veren bir ruhsal hastalık olan melankoli rahatsızlığına sahip kişiler için ifade edilmektedir. Sonuçları intihar etme arzusuna kadar dayanabilecek olan bu tehlikeli rahatsızlık psikoterapi ile çözümlenebilmektedir. Melankolik anlamı kara sevda olarak bilinse de tehlikeli bir psikolojik rahatsızlık olduğunu söylemekte yarar var. Bu terim günümüzde fazlasıyla kullanılmaktadır. Bunlara sosyal medya da adı geçen melankolik aşklar, melankolik şiirler, melankolik şarkılar, melankolik filmler örnek gösterilebilir.

Melankolik Ne Demek?

Fransızca kökenli olduğu bilinen melankolik kelimesi dilimize Fransızca mélancolique kavramının değişime uğrayarak dilimize yerleşmiş halidir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde iki şekilde tanımlanmaktadır. Bunlardan ilki ”kara sevdaya tutulmuş, kara sevdalı” iken diğeri de ”hüzün veren, hüzün belirtisi olan” şeklindedir. Melankoli rahatsızlığına sahip kişilere verilen bir adlandırma olarak özetlenebilir. Melankoli ise kara sevda ve hüzün anlamlarına gelmektedir. Melankoli kelimesinin kökeni de Fransızca olup mélancholie ”kara sevda” sözcüğünden alıntılıdır.

melankolik nedir - melankolik ne demek

Melankoli Nedenleri

Bu rahatsızlığın temel sebebi araştırmalara göre kalıtsal etkenler olduğu düşünülmektedir. En çok kısa boylu, yuvarlak yüzlü ve kilolu kimselerde görülmektedir. Bunun yanı sıra bu rahatsızlık nedensiz yere ortaya çıkabileceği gibi bazı gerginlik ve kişisel çatışmaların etkisiyle de ortaya çıkabilir. Örneğin; sevilen bir yakınının kaybedilmesi, sarsıcı miktarda para kaybı, eşin sadakatsizliği, aile ve iş hayatında olan sorunlar melankoli rahatsızlığının çıkış sebebi olabilir. Melankoli nöbet halinde ortaya çıkabilen bir rahatsızlıktır. Bu nöbetler 6 ay boyunca sürebildiği gibi, 2-3 yıl boyunca da devam edebilmektedir.

Melankolik Kişi Özellikleri

  • Melankoli rahatsızlığının başlangıç evresi aşama gösterir. Kişi öncelikle haftalar ya da aylar gösteren baş ağrısı ve uykusuzlukla mücadele eder.
  • Bu rahatsızlıkta belirtiler kendini yavaş yavaş ortaya koymaya başlar.
  • Kişi rahatsızlığın başında mizaç ve karakter değişikliği gösterir.
  • Eski ruh haline kıyasla daha hassas bir yapıya bürünür.
  • Tepkileri hızlanır. Örneğin daha çabuk duygulanır, ağlar, kolay heyecanlanır ve ani sinirlenmeler yaşayabilir.
  • En temel özellik olarak kişi fazlasıyla karamsardır.
  • İntelektüel yani ani karar verme yetisi düşer. Kişi karar vermekte oldukça zorluk çeker.
  • Hareket ve davranışlarında yavaşlama ve zayıflamalar görülür. Genel anlamda her şeye isteksizdir.
  • İşinde zorlanmalar ve başarısızlıklara uğramaya başlama olasılığı yüksektir.
  • Fiziksel olarak ise baş ağrısı, hazımsızlık, ani titreme nöbetleri, gaz ve kabızlık gibi belirtiler gösterebilir.
  • Kişinin uyku bozukluğu ve iştah kaybı yaşama olasılığı yüksektir.
  • Zaman içinde kişide obsesyon (saplantı) ve korku hali artış gösterir.
  • Endişe, kendine ve çevresindeki insanlara güvensizlik durumu ortaya çıkar.
  • Yüzünde sürekli acı çeken bir ifade bulunduğundan çevresindeki insanlar tarafından kolayca fark edilebilir.
  • Kişi sosyal ortamlara girmekten kaçınır. Bu gibi ortamlara girmek durumunda kalırsa da az konuşur.
  • İntihar etme potansiyeli mevcuttur.
  • Bu rahatsızlıkta kişi fazlasıyla huzursuzdur.
  • Özellikle erkek hastalarda cinsel iktidarsızlık görülebilmektedir.
  • Yapılan araştırmalara göre melankolik kişilerde sigara kullanımı oldukça yaygındır.
  • Bu kişilerde özellikle başkalarını suçlama eğilimi görülmektedir.
  • Ölüm duygusu ve ölüm arayışının belirtileri yemek yemeyi reddetme girişimine kadar uzanabilmektedir.
  • Kişi kendini yetersiz, güçsüz, aşağı ve değersiz görme duygusundan kaynaklı dış dünyadan soyutlamaya çalışır.
  • Genel olarak bir hüzün içinde bulunduğundan çevresindeki insanların olumlu ya da olumsuz konuşmalarından etkilenmez. Duygularını kaybetmiş ve kaybettiği duygularının boşluğunu dolduramayacak hissine sahiptir.
  • Düşünce akışı yavaşlar ve çağrışımları azalır.
  • Daha çok 30 yaşından sonra gerçekleşmektedir.
  • Erkeklerde görülme olanağı kadınlara kıyaslara daha fazladır.
  • Melankolik olan kimse sosyal bir ortamda kendiliğinden konuşmaya başlamaz ve kişi rahatsızlıklarını sözlü olarak dile getirmekten kaçınır.

melankolik nedir - melankolik ne demek

Melankoli Klinik Tablosu

  • Hafif Şekiller: Ağrı, iç organ şikayetleri, uykusuzluk, kabızlık, seksüel yetmezlik, durgunluk, halsizlik ve kuruntu hali.
  • Melankolik Depresyon (Subakut Melankoli): Zayıflama, yorgunluk hali, halsizlik, durgunluk ve neşesizlik.
  • Nevrastenik Şekil: Hızlı yorulma, çalışma gücü kaybı, hafıza ve dikkatte zayıflama, çarpıntı, baş ağrısı mide-bağırsak bozuklukları ve seksüel yetmezlik
  • Stuporlu Şekil: Koma halinde olur. Hasta yatar haldedir.
  • Ajitasyonlu Şekil: Kişide aşırı hareketlilik ve ansiyete olur.
  • Heyezanlı Melankoli: Sürekli şüphe hali, başkalarını ve kendini suçlamalar, inkarlar ve küçüklük kompleksi
  • Hallüsinasyonlu Melankoli: Kişi hayaller görebilir.
  • Kronik Melankoli: En tehlikeli ve en uzun süren hastalık tipidir. Bu hastalığın hastanede tedavisi gerekmektedir. Elektroşok ve ilaç tedavileri uygulanabilir.

Melankoli Tedavisi

melankolik nedir - melankolik ne demekMelankoli hali yaygın bir düşünce olarak geçici bir dönem olarak düşünülmesine karşın aslında oldukça kötü sonuçlar doğurabilecek tehlikeli bir ruhsal rahatsızlıktır. Melankoli ve depresyon arasındaki fark tam olarak anlaşılamasa da gerçekte olan melankoli depresyonun gizlenmiş halidir. Bu rahatsızlığın tedavisi mutlaka bir psikiyatrist tarafından gerçekleştirilmelidir. Tedavi sürecinde öncelikle hastalığın vücutta meydana getirdiği yan etkileri azaltıcı ya da yok edici ilaç kullanımı sağlanır. Daha sonra uzman doktor tarafından kişiye yaşama zevki verecek ve hastanın kendine güvenini arttıracak seanslar ayarlanmalıdır. Ancak hastalık evresinin ilerlediği bir evrede tedaviye başlanmaya karar verildiyse kişi mani de olduğu gibi nöbet geçirdiğinde hastaneye kaldırılması gerekmektedir. Bu tip hastalarda hastanede sürekli denetim gerekmesinin temel sebebi kişinin intihar etme durumunu engelleme gereksinimidir. Başta da belirttiğimiz gibi ilaç tedavisi bazı kesin sınırlar dahilinde ve psikoterapiye yardımcı olması sebebiyle uygulanımı sağlanmalıdır. Tedaviyle birlikte hastaların uyku sürelerinin düzene girmesi, hastanın kendini iyi hissetmeye başlaması, kilo alması ya da özgüven artışı gibi sonuçlar hastanın iyileşme belirtileri olarak ortaya çıkmaktadır. Sonu intihar tehlikesine kadar gidebilecek oldukça tehlikeli bu rahatsızlığın belirtilerini kendinizde görmeye başladığınızda mutlaka uzman birinden yardım alarak tedaviye başlamanızı öneririz.