Liyakat Nedir? Liyakat Ne Demek?

Liyakat Ne Demek?

Arapça lyḳ kökünden geldiği bilinen yine Arapça bir sözcük olan liyāḳat sözcüğünden alıntılanmıştır. Arapça Liyāḳat kelimesi ise ”yakışma, layık olma” anlamlarında kullanılmaktadır. Bu sözcük dilimize değişime uğrayarak liyakat biçiminde yerleşmiştir. Bir çok anlamda kullanılan liyakat sözcüğü Türk Dil Kurumu sözlüğünde de iki ayrı anlamda tanımlanmaktadır. İsim olarak kullanılan liyakat sözcüğünün ilk anlamı ” Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu ve değim” olarak ifade edilmekte; ikincisi olarak ise ”kifayet yani yetecek ölçüde, miktarda olma, yeterli olma, yetme” şekillerinde açıklanmıştır.

Liyakat Nedir?

Bir çok farklı anlamda ve alanda kullanılan liyatat kelimesinin anlamını en çok karşılıyan ifadeyi; kişinin kendisine verilen işe uygunluğu ve hak etmesi şeklinde belirtebiliriz. Çoğunlukla liyakat ilkesi olarak kullanılan bu terimin en belirleyici noktası yeterliliktir. Liyakat ilkesi; yönetim biliminin olmazsa olmazı şeklinde ifade edilir. Liyakat ilkesine uyum sağlamak adına görev verilen kişinin en yetenekli ve liyakatlı elemanı seçmek gerekmektedir. Bu seçimde en temel kısım liyakat yani kişinin hak etmesidir. Zaten liyakatın zemininde ”hak etme” kavramı bulunur. Liyakatlı eleman seçilirken hiç bir ayrım yapılamaz. Din, dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç ya da bu ve buna benzer hiç bir durum dikkate alınamaz. Liyakat ilkesinde tek önemli nokta kişinin bu görevi yapabilme gücü ve kararlılığıdır.

liyakat nedir - liyakat ne demek - liyakat ilkesi nedir

Liyakat İlkesi

Devlet Memurları Kanununda belirtilen yasaya göre memurluğun üçüncü niteliği liyakat olarak belirlenmiştir. Liyakat ilkesi 1982 Anayasası’nın 70. maddesinde açıklanmıştır. Bu nitelik, özünde, görevi hak eden memurun hizmete alınmasını, bulunduğu mevkide yükseltilmesini ve çalışma hizmetine son verilmesini içerir. Dolayısıyla liyakat, memurluğun bütün süreçlerinde uygulanacak temel bir ilkedir.

Liyakat ilkesi modern memurluk ile birlikte ortaya çıkmıştır. 1789 Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirgesi’nin 6. maddesinde “eşitlik”, “erdem ve yeteneğin” me­murluk için temel ölçüt olduğu belirtilmiştir. Aynı biçimde, 1856 Islahat Fermanın’da ve 1876 Kanun-ı Eaâsisi’nde “eşitlik” yanında “ehliyet ve kabiliyet” memur­lar için temel ölçüt olarak alınmıştır. 1924 Anayasası’nda ise “eşitlik”, “ehliyet ve istihkak” memurluğun ölçütüdür. 1961 ve 1982 Anayasalarında ise liyakat eşitlik anında “ödevin” ve “görevin” niteliği ile bağlı kılınmış güvence de bir unsur ola­rak yer almıştır. Böylelikle liyakat, Anayasal belgelerde memurluğun temel niteliği olarak kabul edilmiştir denilebilir.

Liyakat ilkesinin üç unsuru vardır. Bunlar sırayla;

  1. Personel süreçlerinde hizmetin ge­reklerinden kaynaklanan rasyonel ölçütlerin kullanılması;
  2. Memurlar arasında malik ilkesinin uygulanması;
  3. Memurların güvenceye sahip olmasıdır.

Devlet Memurları Kanunu, liyakati temel ile olarak kabul etmiş ve “devlet ka­mu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sana erdirilmesini liyakat sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla uygulanmasında devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak” olarak tanımlamıştır.

Liyakat Sözcüğünün Cümle İçinde Kullanımları

  • Liyakat ve namusa dayanan zenginliğe düşman değilim.” Mehmet Kaplan
  • Her birimiz kendi liyakatimize göre, üzerimize bir vazife almalıyız.” Yakup Kadri Karaosmanoğlu
  • Devlet Memurları Kanunu’na göre memurluğun üçüncü niteliği liyakattır.